Şub 15, 2012
3 yorum
[Flash 9 is required to listen to audio.]


“Hedefsiz ve gelişigüzel yaşamak, intihar etmekten daha mı mantıklıdır?”

Kitap okumaya karar verdi. Kitabını masadan aldı ve yatağına oturdu. Tam okumaya başlayacaktı ki bir şeyler atıştırmak istediğini fark etti. Aklına mutfağın tezgahında duran çikolata paketi geldi. Kitabı yatağa bırakıp salona doğru yürüdü. Yürümeye devam etti.
Mutfağa ulaştığında geliş amacını çoktan unutmuştu. On saniye filan düşündü. Hatırlamak onu tatmin etmedi. Sadece çikolata paketini alıp geri dönmek istemiyordu. Mesela kahve içse ne de güzel olurdu.
Kettle’ın fişini prize taktı. İçindeki suyun kullanacağından çok olduğu düşüncesiyle
 kettle’ı eline alıp birkaç metre ötedeki lavaboya yöneldi. Kettle’daki suyu, ihtiyacı olduğu kadarı kalana dek boşalttıktan sonra kettle’ı tekrar yerine yerleştirdi.
Suyun kaynaması bir iki dakika sürdü. Bu sırada fincanı aradı. Fincanı bulduğunda su kaynamıştı ama daha ne şekeri, ne sütü-süt tozu sevmezdi-, ne de kahveyi bulabilmişti.
Kettle’ın fişini prizden çekti. Kahve kavanozunu buldu(tatlı kaşığı kavanozun içindeydi) ve fincana bir tatlı kaşığı kahve boşalttı. Şekerin bulunduğu kavanozdan da üç tatlı kaşığı şeker kattı. Aradan geçen zamanın etkisiyle ılımış suyu ilave etti.
Bunu yaparken bir hafta önce başına gelenleri hatırladı. Kendine çay hazırlarken kaynamış suyu kaynar kaynamaz çay bardağına boşaltınca bardak aniden çatlayıvermişti. Fakat o gün ki durum farklıydı. Su bu kadar ılıkken bu mümkün değildi. Yine de bir şüphenin etkisiyle içinde bir sıkıntı hissetti.
bel hizasında bulunan çekmeceyi çekip içinden bir çay kaşığı aldı ve iterek kapadı. Fincanı karıştırdı. Çay kaşığını çıkarıp yaladı ve tezgahın üstüne bıraktı.
Kahvesini alıp odasına geri döndü. Yatağına oturup kitabını açtı. Kahvesini yudumlamaya başladı. Bir yandan da kitabını okumaya çalışıyordu ama kahvesinin kokusu dikkatini bozuyordu. Kitabı kenara koydu ve kahvesini yavaş yavaş içmeye başladı.
Kahvenin yaklaşık olarak yarısını bitirdiği sırada aklına çikolata paketi geldi. Tümüyle unutmuştu. Kahvesini masaya koyup salona koştu. Çikolata paketini aradı. Buldu. Geri döndü. Kahve fincanını tekrar eline aldı. Bu defa kitabına dokunmadı bile.
Kahvesini ve çikolatasını bitirip kitabı okumaya başlayışı, kitabı okuma kararını verişinden kırk beş dakika sonraydı. On sayfa okuyup bıraktı.
Bunu hep yapıyordu.
Bir şeyler eksikti.
Kendine açıklayamadığı bir biçimde…
Yalnızdı.


22:08 | 14.02.2012 | Ankara

  1. sefacansungur bunu gönderdi
Hakkında
Ankara. 17. Fotoğraf çeker. Beste yapar. Çizer. Yazar. Okur. Paylaşır. Çirkindir. Yakışıklılar gibi davranır. Çaktırmaz. RSS ile abone ol.